30 Nisan 2013 Salı

 

               ' Her şey, Yaratıcının elinden çıktığında iyidir.'
                                                                                       J.J .Rousseau


         İnsanlar temiz doğar ama toplum bir şekilde onları istediği gibi şekillendirir ve yoğurur. Doğuştan kimse suçlu yada kirli değildir.  Benim isteğim ve hedefim; bize emanet bu çocukların hayatta nasıl durabileceklerini ve onlara nasıl yardım edebileceğimizi düşünmek ve bunu hayata geçirmektir.  Bu sebeple içimde var olan inanç ve sevgiyle okul öncesi öğretmenliğini seçtim ve hala bu bölümü okumaktayım. Gelecekte topluma yararlı ve sağlıklı bireyler yetiştirmenin, doğru ve kaliteli bir eğitimden geçtiğine inanıyorum.



   

Çocuk resimlerinde çizgilerin yorumu..

   Resimlere bakarak çocukların iç dünyasını anlamak mümkündür.Resmi yapan mutlu mudur,üzüntülü mü?Arkadaş canlısı mıdır,değil midir?Tembel mi ,yoksa çalışkan ve ya enerjik midir?

   Çocuk resimlerindeki çizgilere 3 açıdan psikolojik bir yorum getirilebilir:1) Büyüklük 2)Abartmalı çizgiler 3)Eksik bırakılan çizgiler

1-)Büyüklük:Sayfanın tümünü kaplayan büyük resimler çoğu kez iç kontrolü zayıf olan saldırgan çocuklar tarafından çizilmektedir.Aşırı faal (hiperaktif) çocuklar da sayfanın tümünü kontrolsüz şekilde kullanırlar.Birkaç santimetre büyüklüğündeki resimler çoğunlukla korkak,çekingen,içe dönük çocukların ürünüdür.Bu çocuklar kendilerini güvensiz,yetersiz ve küçük görmektedirler.

2-)Abartmalı çizgiler: Resimde çok büyük ya da çok küçük kafa,zihinsel bakımdan kendini yetersiz gören çocuklar tarafından çizilmektedir.Büyük ayakların çizilmesi kendine güven duyma arzusunun bir simgesidir.Astımlı çocuklar çoğunlukla solunum güçlüğünden kaynaklanan sorunları nedeniyle burun çizgilerini vurgulayarak ya da çok büyük biçimde çizerler.Dişler saldırganlığı ifade eder.Cinsel organların çizilmesi de saldırganlığın bir göstergesi olarak düşünülebilir.

3-)Eksik bırakılan çizgiler:Ellerin çizilmemesi güvensizliği,çevreye uyumda güçlük çekilmesini simgelemektedir.Kolların resimde olmayışı,güvensizliği dile getirir.Resimde ayakların yokluğu çocuğun kendine güvensiz ve yardımsız hissetmesi anlamına gelir.Bir iletişim organının resimde çizilmemesi başkalarıyla ilişki kurmakta zorluk çekildiğini gösterebilir.Burun ise güç savaşının simgesidir resimde.Burnun yok oluşu çocuğun güçsüzlüğünü gösterir.

   Çocuk resmini değerlendirmek için yargılarımızı onun zihinsel düzeyine göre vermemiz gerekmektedir.Çocukta olgun bir düzenleme gücü ya da yetişkinlere göre saptanmış belli estetik kurallara göre uygunluk aramamalıyız.Çocuk hep çocukça çizecektir.Onun her çizdiği kuşkusuz 'sanatçı' çizimi değildir.Fakat saflığı yönünden gerçek yaratıcılıktır.Çocuk resminde bizi çeken şey ise,eşya ve nesneleri taze bir anlayışla yorumlayan çocuğa özgü görüş açısıdır.

   Bütün bunların dışında, çocuk resimlerinde gözlemlediğimiz saflık ve yaratıcılık,günlük hayatın karmaşası içerisinde çevrelerine bakmayı unutan ve dünyayı belirgin kalıplarla tanımlamaya alışan yetişkinlere,bir zamanlar sahip oldukları yaşam ve öğrenme coşkusunu hatırlatacak ve onlara dünyaya yeni bir gözle bakma olanağı sunacaktır.


4 Nisan 2013 Perşembe

Miniklerle birlikte proje sonrası eğlenceli oyunumuz ve eğitici kitabımız..



       Maltepe Üniversitesi Okul öncesi Öğretmenliği bölümü 3.sınıf öğrencisiyim.Şuanda bir öğretmen adayıyım.Bir anaokulunda 5-6 yaş grubundaki çocuklarımın öğretmeniyim düşüncesiyle yola çıktım ve hayal ettim..Çocukların bir sorumluluk projesinde gösterdikleri başarıdan ötürü,sınıf kitaplığına koymak üzere bir kitap ve sınıf ve /veya bahçede birlikte oynayabilecekleri eğitici bir oyun hediye etmek istiyorum.Bunun için çok eğlenceli ve eğitici bir kitap buldum ve bir oyun paylaşmak istiyorum sizlerle..


  Kitabımızın adı Kar tanesi..Masalımız şöyle:

    Eski zamanlarda,kuzey ülkelerin birince ,ormanların içinde küçük bir köyde Daniel adında bir çiftçi ve Anna adında karısıyla yaşıyormuş.Çocukları yokmuş.Ama çok iyi kalpleri varmış.Bütün köydeki çocuklara sevgi gösterirler,onları evlerine misafir edip pasta ikram ederlermiş.Ormandaki bütün canlılara iyi davranırlarmış.Bir kış günü bu köyü kar kaplamış.Çocuklar dışarı çıkmak için sabırsızlanıyorlarmış. Nihayet ertesi gün kar dinince çocukları evde tutmak mümkün olmamış.Kimi kayıyor,kimi kardan adam yapıyormuş.Daniel ve anna ise pencerelerinden çocukları izlerken onlarda dışarı çıkıp oynamak istemişler.Bir kardan adam yapmaya karar vermişler.Birden yaptıkları kardan adam konmuşmaya başlamış.Anna ve daniel hayretler içinde kalmışlar.Ben kardan yapıldığım için sıcağa dayanamıyorum eğer daha soğuk bir yer olursa yaşayabilirim demiş.Daniel'in aklına bir fikir gelmiş.O zaman bizde neyimiz var neyimiz yoksa alır taşınırız buradan demiş.Orada bizimle birlikte yaşarsın değilmi ?demiş.Bu fikir kar tanesinin çok hoşuna gitmiş ve sevinçle ellerini çırpmış.Hep birlikte yaşamış ve ömürlerinin sonuna kadar mutlu olmuşlar.



Gelelim oyunumuza..


Oyunun Adı:Kedi ile Fare


    Uygulama:Öğrenciler el ele tutuşup bir halka olurlar ve yüzleri halkanın ortasına dönüktür.Bir öğrenci seçilir ve bu kedi olur,halkanın dışında bekler.Başka bir öğrencide fare olur ve halkanın içinde yer alır.Kedi 'ben kediyim ' diye seslenir.Fare'de 'bende fareyim' diye cevap verir.Kedi 'seni yakalayacağım 'deyince fare'de 'yakalayamazsın cevabını verir.Kedi halkanın içindeki fareyi yakalamak isterken halkanın içindeki öğrenciler bozulmadan buna engel olmak isterler.Diğer yönden farenin kaçışı için ona yol verirler.Fare yakalanınca oyun yeniden başa döner.



    Kitabımızın vermek istediği bir mesaj vardır: Eğer insanlar çok güçlü bir sevgi bağıyla birbirlerine kenetlenmişlerse;birlikte olabilmek ve mutlu yaşayabilmek için önlerine çıkan her engeli kolayca geçerler..Burada çocuğa sevgi aşılanıyor.Oyunumuz ise hem gerekli bedensel  hareketleri yapabilme becerisi kazandırmakta ,hem eğlenceli bir oyun ,hemde grup içinde uyum sağlamayı öğreten ve geliştiren bir oyundur.





   Bu tebrik kartımızı sorumluluk projemizde yer alan bütün miniklerimize tekere teker armağan ediyoruz ve başarılarından dolayı bir kez daha tebrik ediyoruz..

...daha yeni ve güzel projelere..




14 Mart 2013 Perşembe




  Hayatın en önemli dönemini çocukluk yılları oluşturur. Her şey bu dönemde şekillenir ,özellikle (0-6)yaş arasıdır ;çocuğun karakteri ,ilgileri, huyu..Bize düşen en önemli görev; onlara bu okul çağı öncesinde hem bilişsel alanda hemde sosyal duygusal alanda bir şeyler öğretmek ve bunu desteklemektir.Benim amacım bu çok önemli olan süreçte yapabileceğimin en iyisini yapmak ve bunu hayata yetiştirmektir.Uygulayacaklarımın sadece hayalde kalmadan bunu hayata geçirmek isteğindeyim.Bu blogda da 0-6 yaş arası çocuklara yönelik çalışmalar,yazılar,etkinlikler bulabilirsiniz..

Adım Adım İyiliğe..

 


     Çocuklarla uyguladığımız bu etkinliğin amacı ; onlara değerler eğitimini kazandırmak  ve bunu farkına varmalarını sağlamaktı.İlk etapta onlarla konuştuk,sohbet ettik.Hepsinin iyiliği farklı kavradığına eminim kimilerine göre; annesine kardeşi uyurken ona sütünü getirmek,kimine göre; babasıyla balık tutmak,kimine göre ise;bir renk.. Aslında hepsinin anlatmak istediği bir şey var.Ve biz bunları resime dökerek anlatmalarını istedik.Yaparken çok keyif aldılar ve o anlara geri döndüler hatta arkadaşlarına kendi yaptıklarını anlatarak gurur duydular kendileriyle..Bunu hayal dünyalarında canlandırıp resime dökmeleri gerçekten onları iyi hissettirdi hepsinin yüzünde bir tebessüm oluştu.Bu mutluluğu görmek bile çok güzeldi..